Yazar: celalyildirim
-
Güllüova
Sizlere, çocukluğumda gitmekten,orada piknik yapmaktan zevk aldığım şirin mi şirin bir köyden söz etmek istiyorum. Güllüova köyü kavak ve söğüt ağaçlarıyla evlerin görünmediği yeşil bir köydür.Köyün içinde rüzgar esince en ufak bir toz göremezsiniz yeşillikten dolayı. İlçemizin (Bulanık )güneydoğusunda yer alan,ilçeye bir buçuk fersah uzaklıkta tepenin yamacına yerleşmiştir.Köye vardığınızda tarlalardaki gelincik,lale ve papatyaların renga renk…
-
İki Sevgili
Akşamın alaca karanlığı omuzlarında, Kumsalda iki sevgili baş başa. Gökyüzünün maviliği denize inmiş. Ey sevgili ,sandalı çek Gönüller mehtapla buluşsun. İki Sevgili durgun dalgalara bıraksın; Umutlarını,hayallerini,sevgilerini,hüzünlerini, Ay altın tepsi gibi dağın yamacında. Yıldızlar karanlık gökyüzünde kristal taneleri gibi yanıp sönüyor. Deniz durgun ve simsiyah, İki Sevgili sandalda,başka bir limanda, Sabah güneşinin ışıkları vuruyor,güneş olanca ısısını…
-
Pandemi Öncesi
Benim bir dedem var.Sizlere dedemden söz etmek istiyorum.Dedem uzun boylu,kumral saçlı,kehribar gözlü , buğday benizli,geniş omuzlu,yürüdüğünü uzaktan hissedersiniz.Nasıl huyludur dersiniz gibi.Çok iyi huylu,yardımsever,tanıştığı her insana güven veren,ilçemizde başı sıkışanın gelip çareler danıştığı bilge bir insandı. Onun torunu olmaktan gurur duyuyorum.Okul saatlerinde okulda.Birde sokakta arkadaşlarımla oyun oynamanın dışındaki boş zamanlarımı geçirmekten büyük zevk alırım.Gündüz saatlerinde dedemle…
-
Telden Araba
Çocuktuk, Biz,küçük şeylerle mutlu olurduk. Birkaç metre tel, Birlik zeytinyağı kutusu, Birkaç plastik şişe kapağı, İnce tel,bir de pense. Bizden iyisi yok. Telden arabamızı yapalım. Birlikte yolculuğa çıkalım,hayallerimiz dünyadan büyük. Arabamız tıkır tıkır gider. Hepimizi mutlu eder. Yükümüz evcilik oyuncularımız, Döne döne gider, evcilik yerimizi kurarız. 13.03.2021 Celal Yıldırım
-
Mine Çiçeği
Açar top top oya gibi çiçeklerini, Mine çiçeği Bakmaya doyamazsın baktıkça. Gün ışığını gördükçe kristal gibi ışıldar. Her çiçek açtığında, mine çiçeği, Yapraklarına oya işler, beyaz inci gibi. Sardunya sokulmuş yanı başında, alev kırmızısı. Onların birlikteliği ne hoş. Yüreğim huşu içinde. Balkonda ,bu korona günlerinde. Kırmızı beyaz çiçekler,tualimde. …
-
Sürüklenme
Yalnızım kalabalıklar içinde. Sel sularıyla sürüklenen omaca gibi. Kafamda hep yarına dair ütopyalarım. Beni götürür denizlere Bata çıka Bilinmez gecenin içindeyim Her yanım paramparça Derbeder olmuşum.Sürüklenerek Düşe kalka.Distopyadan uzak. Celal Yıldırım 08.05.2021
-
Buğday
Sonbaharın soğuk günlerinde, Tohum olup, tarlaya saçılırsın. Kışın karın altında ,sabırla baharı beklersin. İlkbaharda çimlenip ,yeşil halı gibi olursun. Boy attıkça başakla donanırsın. Yaz gelince altın sarısı,sapların. Rüzgarla dalgalanır çiftçiyi mutlu edersin. Tarlada çiftçinin emeği, Sofrada ekmeğimisin. 26.05.2021 …
-
Neden Yoksullaşıyoruz?
Bu güzelim coğrafyada insanlar neden yoksuldur?Sorusuna cevap aradığımızda,hiç de mantığımıza uygun gerekçeler bulamayız.Neden mi.Çünkü dört mevsimin yaşandığı ,üç iklimin hüküm sürdüğü bu geniş topraklarda insanların yoksulluğunu kabullenmek çok zor. Bu yoksulluğun çeşitli sebepleri var.Sebeplerden en önemli birkaçını açıklayalım: -Topraklarımıza taşı eksen yeşertecek durumda .Peki bu kadar çok tarımsal ürünü neden ithal ediyoruz?Çünkü ileriye yönelik tarım…
-
Seher Vakti
Güneş,gecenin sessiz karanlığını bozmuştu. Tepenin ardından ,geceyi yolculamaya çalışıyordu. Gececi kahvecinin çaylarınin demi kızıla çalıyor. Sokak başındaki fırından buram buram ekmek kokusu ,bir başka güzel Dolmuşların ilk seferiydi.Sokaktaki sessizliği bozan. Simitçiler köşe başlarını tutmuş,ilk müşterilerini bekliyor. İşte bizim burada seher vakti böyledir. Kahveci çaylarımızı doldur. Sabah kahvaltımız için. Sıcak somun kokusu,bir dilim ekmek,bir de zeytinimiz…
-
Kumsalda İki Çocuk
Denizden su taşır, yorulmadan, Yapacakları kumdan saray için, Kova kova kum,kova kova su, Dayanışma saray için, Saraya pipet ve çöp şişlerle kapı , pencere yaptılar. Kapının her iki yanında çakıl taşlarından askerler. Nöbetteler Ali ile Nil, Sarayın burçlarından aşağı sarkan çocukların umutları sahilde, Saraydan kumsala yayıldı,başarıları,kova kova su, Kova kova kum ile.Güneşin sıcak ışıklarıyla.