Bilmezdim birlikte yaşadığımz dönemlerde,birgün her birimizin bir yerlere savrulacağını.Yaşadıkça daha çok belirmeye başladı.Küçük mütevazi,müstakil kargir evde dünyaya gel.Zaman içinde kardeşlerin olsun.Onlarla gecen gündüzün bir olsun.Birçok mücadele et.
Hayatımızın belirleycisi tarımsal faaliyetler ve hayvancılık olmuştu.Sabah onların sohbeti ile başlar akşam o sohbetlerle son bulurdu.Birde annemin biz çocukları için hayallerini kurduğu okumamız çok önemliydi.
Kış dönemlerinde;hayvanların bakımı,karların damdan kürenerek aşağıya atılması,okul saatinde her birimizin okulunda olması gerekiyordu.Okul ve hayvanların bakımı bitti mi artık serbest olurduk.Bu arada arkadaşlarla buluşup çeşitli geleneksel oyunlar oynardık.Bu oyunlardan;saklanbaç,çelik çomak,birdirbir,evcilik,üç taş,dokuz taş,istop,kızak kaymak bizlere zevk verirdi.Hiç istemezdik oyunlarımız bitsin.Ama bir bakardın annem sokağın başından sesleniyor-Okul vakti geldi,akşam oldu uyuma saati,yemek saati gibi .
Zamanla büyüdük Aileden ilk kişi Aydemir abim il dışına okumaya gitti.Onun okuluna gidişi ve dönüşü ayrı bir tören olurdu.Çünkü evden uzakta okuyordu.Onu hem çok özlüyorduk,hem de kısa sürede dönmesini istiyorduk
En büyük abim Tekin okulunu bitirdikten sonra,Van Süt Endüstrisi Kurumunda işe başladı.Artık evimizden ikinci kişi çıkmıştı.Bir zamanlar evde nüfus artarken yavaş yavaş azalma başlamıştı.Git gide evimizin enerji ve neşesi düşüyordu.
Onun ardından ikinci abim Ankara Kızılay Kurumunda işe başladı.Tabiki her giden kardeş bizi bir yandan sevindiriyor bir yandan üzüyordu.Yıllar geçtikçe evde diplomasını alan gidiyor.Derken ortanca abim Özdemir de Van SEK de işe girdi.Artık evimizde kalan nüfus dörde düşmüştü.Peşi sıra ben Öğretmen olarak Siirt’e atandım.Tabi insan eğitim aldıktan sonra işe başlaması çok mutlu edici.Annem ve babamda buruk bir sevinç olurdu.Derken evimizin küçüğü de Eskişehir Vakıflar Bankasına memur olarak atandı.
Aileyi kuran annem ve babam işe iki kişi ile başlamıştı.Günün sonunda iki kişi kaldılar.Kuş misali evlatları büyütüp yuvadan uçurdular.Gönül isterdi ki hep bir arada olalım.Ama olmadı.Hayat şartları bizleri ülkemizin çeşitli şehirlerine gitmemizi gerektirdi.Artık her bir kardeş kendi içinde birer çekirdek aile olmuştuk.Ayrı şehirlerde yaşayan ve bayramdan bayrama
ya da yaz tatillerinde bir araya gelebilenler gelirdi.Bu da bizleri bir nebze mutlu ederdi.Hepimizin çolu çocuğu oldu.Çeşitli işlerde çalışmaya başladılar. Derken evin ikinci büyüğü olan abim rahatsızlandı.Çeşitli hastanelerde tedaviler aldı.Tedaviler sonuç vermeyince,nisan ayında abimi kaybetik.O gün dünya başıma çöktü.Bedenimden bir şeyler eksildi.Bir dalımızın kırılması beni çok etkiledi.Kendimi boşlukta hissettim.Keşke o dal kırılmasaydı.Her an yanıbaşımdaymış gibi.Yaşayan kardeşlerime uzun ve mutlu bir ömür dilerim.İyi ki varsınız.Birlikte daha güçlüyüz.Ama bir eksiğiz artık.

Bir yanıt yazın